Binlerce yıldır insanların temel kullanım alanları arasında yer alan seramik ve ip, çağdaş sanatçılar tarafından da günümüzde yaygın olarak kullanmaktadır. Bu iki malzemenin bir anlatım dili olarak birbiri içinde erimesi veya birbiri içinde dönüşmesi durumu günümüz sanat anlayışı bağlamında disiplinlerarası kavramını da bünyesinde barındırmaktadır. Bu durum genel bir değerlendirme ile sanat alanında sınırların/sınırlandırmaların ortadan kalktığı bir dönemi de işaret etmektedir. Sanatçıların ana veya yardımcı malzeme kullanılmasına bakılmaksızın yeni ifade olanaklarını araştırması durumu izleyici içinde yeni bir bakış açısı ortaya koymaktadır. Bu durum çağdaş seramik sanatında deneysel yaklaşımlar bağlamında Caroline Harrius ve Nicole Mclaughlin özelinde yapılan okumalar aracılığı ile ele alınmıştır. Çalışmanın konusu olan bu iki sanatçının konu, kavram, malzeme ve sergileme pratikleri gibi birçok alanda ortaya koyduğu yenilikçi yaklaşımlar seramik ve ip kullanımı açısından dikkat çekmektedir. Harrius ve Mclaughlin’in bireysel sanat görüşleri kapsamında bir değerlendirme yapmak gerekirse, her iki sanatçının da gelenekler ve kültürel kimliğin gelecek nesillere özgün bir anlatımı paydasında seramik sanatında yenilikçi bir yaklaşım sergilediklerinden söz edebilmek mümkündür. Bu durum iki sanatçı özelinde seramik malzeme ve ip ile oluşturulan yaratıcı süreç bağlamında disiplinlerarası etkileşimleri ve deneyselliği de içinde barındırarak gelecekte bu konuda çalışacak olan farklı sanatçılara da örnek olabileceklerdir.
Ceramics and rope, which have been among the basic uses of humans for thousands of years, are also widely used by contemporary artists today. The merging or transformation of these two materials into a language of expression embodies the concept of interdisciplinarity within the context of contemporary art understanding. This situation, in a general assessment, also marks a period in which boundaries/limitations in the field of art are disappearing. The fact that artists explore new possibilities of expression, regardless of whether they use primary or auxiliary materials, presents a new perspective for the viewer. This is addressed in the context of experimental approaches in contemporary ceramic art through readings specifically focusing on Caroline Harrius and Nicole McLaughlin. The innovative approaches of these two artists, which are the subject of this study, in many areas such as subject matter, concept, materials, and exhibition practices, are noteworthy in terms of their use of ceramics and rope. If we were to evaluate Harrius and McLaughlin within the context of their individual artistic perspectives, it would be possible to say that both artists exhibit an innovative approach to ceramic art based on the common ground of traditions and cultural identity as a unique expression for future generations. This situation, in the context of the creative process created with ceramic material and rope, includes interdisciplinary interactions and experimentation, and can serve as an example for different artists who will work in this field in the future.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.