YÜKSEKÖĞRETİMDE SANAT EĞİTİMCİSİNİN ANLAMI


Ülkemizde sanat eğitimi denilince özellikle Gazi Eğitim Enstitüsünde yetişen hem sanat eğitimcisi yetiştiren, hem de Güzel Sanatlar Fakültelerinin kurulması ve yapılandırılmasında ortaya koydukları gayretleriyle tarihe mal olmuş pek çok sanatçı-eğitimci aklımıza gelir. Bu hocalar hem sanatçı hem de eğitimci vizyonlarıyla toplumla bütünleşen, evrensel değerlerle milli değerleri birleştiren bir yapı oluşturacak şekilde o günlerde vazifelerini büyük bir kararlılık ve inançla Anadolu’nun her köşesinde yerine getirmişlerdir. Ancak son on yıllarda ülkemizde bu tür idealist tavırlarla hareket eden neslin yerini sanat ve eğitimi ayrıştıran sanatı elitist, sanat eğitimini sanatçının deneyimini aktardığı bir etkinlik, eğitim kurumunu kişisel egonun amaçlarına uydurma ya da en çetrefillisi sanat eğitimini, sistemsiz başıboş tamamıyla usta çırak ilişkisi veya daha da kötüsü atölye eğitimini bırakınız yapsınlar görüşü ile çerçevelendirme, sanat eğitimi doktorası yapan meslektaşlar ile sanatta yeterlik alanlarının sınırlarını yeniden belirleme davranışları meydana gelebilmektedir. Bu araştırma genelde bir durum değerlendirmesi olup, Güzel Sanatlar Fakültelerinde örgütsel yapıda sanat eğitimi almış ve sanatçı akademisyenleri belirli bir tipolojiye sokma eğilimde olan anlayışların olduğu savına dayanarak, bunun temelinde yatan nedenleri alanyazın ve deneyim yoluyla tartışmaya açmayı amaçlar. Özelde ise araştırmacı kurumsal ilgilerle kendi perspektifinde meydana gelen olayları yapılandırılmamış gözlem yoluyla inceleyerek sanat fakültelerinde görev yapan bir sanat eğitimcisi nedir, sorusuna açıklık getirmeyi hedeflemektedir.


Keywords


Sanat Eğitimi, Yüksek Öğretim, Eğitmen, Sanatçı.

Author: Aygül Aykut
Number of pages: 1-10
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/usved.1.510
Full text:
Uluslararası Sanat ve Estetik Dergisi
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.